Eğitim mi ? Etkinlik mi ?

Eğitim mi ? Etkinlik mi ?

Eğitim mi ? Etkinlik mi ?

Eğitim mi, Etkinlik mi?

Sanat alanında en sık yapılan hata, kötü niyetten değil; kavramların birbirine karışmasından doğar.
“Çocuk yaptı, eğlendi, sahneye çıktı” cümlesiyle “eğitim aldı” cümlesi çoğu zaman aynı şey sanılır. Oysa bu iki sürecin yapısı, amacı ve bıraktığı iz birbirinden tamamen farklıdır.

Etkinlik; anı üretir.
Eğitim; alışkanlık inşa eder.

Bu ayrım netleşmeden yapılan her plan, kısa vadede memnuniyet yaratabilir; uzun vadede ise ilerlemeyi yavaşlatır. Çünkü etkinlik, sonuç odaklıdır; eğitim ise süreç disiplinine dayanır.

Sanat eğitiminde belirleyici olan şey, yapılan işin “güzel” görünmesi değil; öğrencinin hangi zihinsel ve bedensel becerileri tekrar tekrar kullandığıdır. Bir resmin bitmesi, bir parçanın çalınması ya da bir sahnenin alkış alması tek başına anlamlı değildir. Anlam, o sonuca giderken hangi kararların verildiğinde ortaya çıkar.

Bu yüzden eğitim ile etkinliği ayıran üç temel eşik vardır:

Birincisi: Süreklilik.
Eğitim, aralıklı değil; planlı ilerler. Nereden başlandığı ve nereye gidildiği bellidir.

İkincisi: Gözlem.
Eğitimde öğrenci izlenir; etkinlikte ürün izlenir. Bu iki bakış açısı aynı sonucu üretmez.

Üçüncüsü: Geri bildirim.
Eğitim, tekrarın yönünü değiştirir. Etkinlik ise tamamlanıp kapanır.

Sanatta etkinlik kötü değildir. Aksine, doğru yerde ve doğru zamanda çok değerlidir. Ancak sorun, etkinliğin eğitim yerine geçmesi sanıldığında başlar. Çünkü eğitim, sabır ister; etkinlik ise hız. Eğitim, sınır ister; etkinlik özgürlük hissi satar. Eğitim, görünmeyen ilerlemelerle doludur; etkinlik görünür anlar üretir.

Bu yüzden bir sanat ortamını değerlendirirken sorulması gereken soru şudur:
“Burada ne üretiliyor?” değil,
“Burada ne inşa ediliyor?”

Cevap alışkanlıksa, orada eğitim vardır.
Cevap yalnızca an ise, orada güzel bir etkinlik vardır — ama başka bir şey beklemek haksızlık olur.

Sosyal Medyada Paylaş :