Çocuğum Resim Yapmayı Çok Seviyor, Ne Yapmalıyım?
ATAŞEHİR MODERN SANAT · EBEVEYN REHBERİ
Çocuğum Resim Yapmayı Çok Seviyor, Nasıl Desteklemeliyim?
Çocukların resme duyduğu ilgiyi korumak, yaratıcılıklarını geliştirmek ve doğru sanat eğitimiyle buluşturmak üzerine ebeveynlere rehber.
Çocuğunuz sürekli resim yapıyor, gördüklerini çiziyor, renklerle vakit geçirmekten keyif alıyor olabilir. Belki de evinizin bir köşesi onun çizimleriyle dolu. Böyle bir durumda ebeveynlerin aklına doğal olarak şu soru gelir: “Çocuğumun resme olan ilgisini nasıl destekleyebilirim?”
İlk akla gelen çözüm daha fazla boya, kalem veya resim defteri almak olabilir. Oysa çocuğun sanatsal gelişimini desteklemek, yalnızca ona malzeme sunmaktan ibaret değildir. Nasıl geri bildirim verdiğimiz, ne kadar müdahale ettiğimiz ve nasıl bir öğrenme ortamı oluşturduğumuz da önem taşır.
Üstelik resim yapmayı sevmek, mutlaka gelecekte ressam olmak ya da olağanüstü bir çizim becerisi geliştirmek anlamına gelmez. Bu ilgi, çocuğun keşfetmekten, gözlemlemekten ve düşüncelerini görsel yollarla ifade etmekten hoşlandığını gösterebilir.
1. Çocuğunuzun resimlerini düzeltmek yerine anlamaya çalışın
Bir çocuk mavi bir güneş, mor bir ağaç veya alışılmadık oranlarda bir insan figürü çizdiğinde yetişkinler bazen resmi düzeltme ihtiyacı hisseder.
“Güneş sarı olmaz mı?” veya “İnsanların kolları böyle uzun değil” gibi ifadeler iyi niyetli olsa da çocuğun kendi görsel kararlarını verme alanını daraltabilir.
Özellikle erken çocukluk döneminde resim, yalnızca gerçeği doğru biçimde temsil etme çabası değildir. Çocuklar çizimlerinde hayal güçlerini, deneyimlerini ve kendilerine özgü anlatım biçimlerini kullanırlar.
National Association for the Education of Young Children (NAEYC), çocukların kendi fikirleri doğrultusunda üretim yapabildiği süreç odaklı sanat deneyimlerinin yaratıcılık, keşif ve ifade açısından önemini vurgular.
Bu nedenle resmi hemen değerlendirmek yerine çocuğa “Burada neler oluyor?” veya “Bu renkleri seçerken ne düşündün?” gibi sorular yöneltmek daha anlamlı bir iletişim başlatabilir.
2. Sürekli “Çok güzel olmuş” demek yeterli mi?
Çocuğunuz size yaptığı resmi gösterdiğinde onu takdir etmek istemeniz son derece doğaldır. Ancak her çalışmaya aynı tepkiyi vermek, zamanla geri bildirimin anlamını sınırlayabilir.
Bunun yerine çocuğun çalışmasında gerçekten dikkatinizi çeken bir ayrıntıyı ifade edebilirsiniz.
Örneğin “Bu kez farklı renkleri karıştırmayı denemişsin” veya “Ağacın yapraklarında çok sayıda ayrıntı var” demek, çocuğun yalnızca ortaya çıkan sonuçla değil, kendi üretim süreciyle de ilgilenildiğini hissetmesine yardımcı olabilir.
NAEYC'nin ebeveynlere yönelik önerileri de yalnızca son ürünün kalitesini övmek yerine çocuğun çabasını, keşiflerini ve kullandığı yöntemleri fark etmeyi destekler.
Burada önemli olan övgüyü tamamen bırakmak değil, takdiri daha somut ve anlamlı hâle getirmektir.
3. Daha iyi çizmesi için sürekli örnek göstermeli misiniz?
Çocukların farklı sanat eserleriyle karşılaşması, görsel dünyalarını zenginleştirebilir. Ancak her resim çalışmasının önceden belirlenmiş bir örneğin kopyalanmasına dönüşmesi, çocuğun kendi fikirlerini geliştirme fırsatlarını azaltabilir.
Özellikle küçük yaşlarda serbest çizim, farklı malzemelerle denemeler yapma ve kendi kompozisyonlarını oluşturma olanakları önemlidir.
Bu durum, teknik eğitimin gereksiz olduğu anlamına gelmez. Aksine, çocukların yaşları ve gelişim düzeyleri ilerledikçe gözlem, oran, perspektif, renk ve kompozisyon gibi alanlarda rehberli öğretimden yararlanmaları mümkündür.
Burada belirleyici olan, teknik beceri kazandırırken çocuğun özgün ifade alanını da koruyabilmektir.
4. Evde resim yapmayı nasıl destekleyebilirsiniz?
Sanatsal gelişimi desteklemek için evinizde profesyonel bir atölye kurmanız gerekmez.
Çocuğun kolayca ulaşabileceği kâğıtlar, farklı çizim araçları ve yaşına uygun malzemeler sunmak iyi bir başlangıçtır. Ancak sürekli yeni malzemeler almak yerine mevcut araçlarla farklı deneyimler yaşamasına da fırsat tanıyabilirsiniz.
Bir gün gözlem yaparak bir bitki çizmesini, başka bir gün hayalindeki bir şehri resmetmesini önerebilirsiniz. Bazen de hiçbir konu belirlemeden ne yapmak istediğine kendisinin karar vermesine izin verebilirsiniz.
Çocuğunuzla birlikte müzeye veya sergiye gitmek, kitap resimlerini incelemek ve günlük yaşamda gördüğünüz renkler, biçimler ve desenler üzerine konuşmak da görsel farkındalığını destekleyebilir.
Harvard Graduate School of Education bünyesindeki Project Zero'nun See, Think, Wonder yaklaşımı, dikkatli gözlem yapmayı, yorum geliştirmeyi ve merak etmeyi teşvik eden soruların eğitimde nasıl kullanılabileceğini gösterir.
5. Çocuğum resim yapmayı seviyorsa resim kursuna başlamalı mı?
Resim yapmayı seven her çocuğun aynı yaşta veya aynı eğitim programında başlaması gerektiğini söylemek doğru değildir.
Burada çocuğun yaşı, ilgisinin niteliği, gelişim özellikleri ve öğrenmeye hazır oluşu birlikte değerlendirilmelidir.
Küçük yaşlarda malzeme keşfi, oyun ve görsel ifade ağırlıklı deneyimler öne çıkabilirken, ilerleyen dönemlerde daha yapılandırılmış teknik çalışmalar ve sanatsal problem çözme süreçleri eğitimin parçası hâline gelebilir.
İyi planlanmış bir resim eğitimi, çocuğa yalnızca daha gerçekçi çizimler yapmayı öğretmeyi amaçlamaz.
Harvard Project Zero tarafından geliştirilen Studio Thinking yaklaşımı, görsel sanatlar eğitiminde gözlem yapma, hayalinde canlandırma, ifade etme, deneme, sebat etme ve kendi çalışmalarını değerlendirme gibi düşünme alışkanlıklarının da önemini ortaya koyar.
Dolayısıyla resim kursu seçerken yalnızca öğrencilerin ortaya koyduğu çalışmaların görünümüne değil, eğitimin çocuklara nasıl düşünme, keşfetme ve üretme fırsatları sunduğuna da bakılmalıdır.
6. Çocuğunuzun resme olan ilgisi zamanla değişirse ne yapmalısınız?
Bir dönem her gün resim yapan çocuğunuzun daha sonra çizimlerine ara vermesi, mutlaka sanata olan ilgisini kaybettiği anlamına gelmez.
Çocukların ilgi alanları gelişim süreçleri boyunca değişebilir. Bazen yeni bir uğraşa yönelmek, bazen de aynı etkinliği farklı biçimlerde deneyimlemek isteyebilirler.
Bu dönemlerde resim yapmayı bir zorunluluğa dönüştürmek yerine çocuğun ilgisinin neden değiştiğini anlamaya çalışmak daha yararlı olabilir.
Önemli olan, sanatla kurduğu ilişkinin yalnızca başarı, performans veya yetişkin beklentileri üzerinden şekillenmemesidir.
Sanata duyulan ilgiyi bir öğrenme yolculuğuna dönüştürmek
Bir çocuğun resim yapmayı sevmesi, desteklenmeye değer bir başlangıçtır. Ancak bu ilginin nasıl gelişeceği, yalnızca çocuğun çizim becerilerine değil, karşılaştığı deneyimlere ve sunulan eğitim ortamına da bağlıdır.
Ataşehir Modern Sanat olarak resim eğitimini yalnızca teknik becerilerin kazandırıldığı bir alan değil; öğrencinin gözlem, görsel düşünme, yaratıcı ifade ve sanatsal üretim süreçlerinin birlikte ele alındığı bir öğrenme deneyimi olarak değerlendiriyoruz.
Eğitim sürecinde öğrencilerin yaşları, mevcut seviyeleri ve bireysel gelişim özellikleri dikkate alınarak uygun grup veya bireysel eğitim yönlendirmesi yapılır. Öğrencilerin gelişimi ise öğretmen gözlemleri ve dönem içi değerlendirmelerle takip edilir.
Çünkü bir çocuğun resme duyduğu ilgiyi desteklemek, yalnızca daha iyi çizmesini sağlamak değil; görmeyi, düşünmeyi, denemeyi ve kendine özgü bir ifade dili geliştirmeyi öğrenmesine alan açmaktır.
Kaynakça
-
Bongiorno, L. Supporting the Development of Creativity. National Association for the Education of Young Children.
-
NAEYC. Meaningful Art Projects Parents Can Fit Into a Busy Day.
-
Hetland, L., Winner, E., Veenema, S. & Sheridan, K. M. (2007). Studio Thinking: The Real Benefits of Visual Arts Education. Teachers College Press.
-
Harvard Project Zero. See, Think, Wonder.








